makaleler
Perşembe , 19 Ekim 2017
HABERLER

Yazar Arşivi: cebrailnergiz

Fransız Demokrasisi ve Avrupa Medeniyeti’nin Sonu!

 

 

 

Tarihi gerçeklerden uzak olarak yıllardır emperyalist siyasetçilerin siyasi malzeme olarak kullandığı sözde soykırım yalanı, bugün Fransa tarafından gözünü iktidar hırsı bürümüş Sarkozy kullanılmaktadır. Günümüzde sözde soykırım yalanının siyasi bir malzeme olarak kullanılması Ermeni Diasporasının gençlerini de rahatsız etmekte, pek çok Ermeni genci “Eski Zaman Hikâyeleri – Old Time Stories” şeklinde değerlendirmelerle konuyu geçiştirmektedir. Şunu tüm dünya çok iyi bilmelidir ki Türkiye’nin ya da herhangi bir başka Türk Devleti’nin ne bugün ne de geçmişte sistematik bir soykırım hareketinin içinde olduğunu tarih kaydetmemiştir. Kaldı ki soykırıma maruz kaldıkları iddia edilen Ermeniler Osmanlı Devleti zamanında, devletin en yüksek kademelerinde görev yapmışlar ve hali hazırda Türkiye Cumhuriyeti’nin içerisinde huzur ve güven içerisinde yaşamaya devam etmektedirler.

Ermeni lobisinin kendi diasporalarının birlik ve beraberliğini sağlamak için yıllardır arkasına sığındığı soykırım yalanı, Azeri Türklerine Hocaalı’da yapılan insanlık dışı katliamı örtmeye yetmeyecektir. Sahtekâr demokrat Fransız politikacıların zaman zaman bu tür faşizan eğilimlere yöneldiği herkesçe bilinen bir gerçektir. İkinci Dünya Savaşında Nazi ordularına kendi ülkelerini elden teslim eden işbirlikçi hainlerin torunları bugün dedelerinin mirasını ifade özgürlüğüne karşı hazırladıkları sinsi planlarla uygulamaya koymaya çalışmaktadırlar. Bugün soykırım yalanı ile başlayan bu taarruz hareketi yarın cami minarelerine ve ertesi gün kendilerinden olmayanların kıyafetlerine ve daha sonra da onların işyerlerine ve en nihayet hanelerine yönelecektir. Her platformda demokrasiden bahseden Fransa kaybetmektedir. Kaybettikleri sadece 300 milyonluk Türk Dünyası değildir. Kendi ellerindeki kan yüzlerine gözlerine bulaşmıştır. Cezayir, Ruanda, Tunus, Senegal, Korsika, Kamerun, Benin, Burkina-Faso, Cibuti, Çad, Gabon, Gine, Komor Adaları, Moritanya, Korsika ve Nijerya’daki katliamların, soykırımların ve cinayetlerin unutulan hesabı muhakkak bir gün kesilecektir. Bugün Fransa kendi hesabını bize hatırlatmıştır. Ezilen, yok edilmek istenen ve hatta yok sayılan halkların hesabıdır bu. Fransa parlamentosu tarihle ilgilenmek ve soykırımlardan bahsetmek istiyorsa, önce bunu kendi tarihiyle yüzleşerek işe başlamalıdır. Eğer Avrupa değerleri bu ise biz Türk Dünyası Gençleri bu değerleri reddediyoruz ve bu değerlerde ısrar edilecekse sadece Avrupa kendini küçük düşürmekle kalmayacak tüm Türk Dünyası’nın ve İslam Âlemi’nin kin ve nefretini kazanacaktır.

Artık Fransa Avrupa’yı ve Avrupa değerlerini temsil etmemektedir. Eğer Avrupa Birliği Fransa’ya sahip çıkacaksa bu da tüm Avrupa’nın sonu olacaktır. Tarih boyunca baskı ve zulüm altında susturulmak istenen insanlar tarihin akışını değiştirmişlerdir ki Fransa halkı bu değerlerin mirasçısıdır (ya da öyle idi). Avrupa ne zaman sefaletle karşı karşıya kalsa haçlı zihniyetine sığınmıştır. Bu zihniyet Avrupa’yı doğudan gelen Türk akınlarının hedefi haline getirmiştir. Bugün Avrupa’da medeniyet batıdan batmaktadır. Ama Avrupa’nın kurtuluşu doğudan doğacak parlak güneşle daha aydınlık olacaktır. Türk Dünyası gençliği yakın gelecekte sahip olduğu zenginliğiyle, üretim gücüyle ve tüm değerleriyle, yaşlanan, fakirleşen ve zihniyet felci geçiren Avrupa’nın parlayan güneşi olacaktır.

Türk Dünyası Gençliği