makaleler
Cuma , 20 Ekim 2017
HABERLER

Basın Odası

Dernek Başkanımızın Media Manas’a röportaj verdi

Türk Dünyası Öğrenci Derneği Başkanı Aydin Daniyarov’un Manas Üniversitesi internet gazetesi olan Media Manas’a röportaj vermiştir. İlgili röportajı derneğimizin web sayfasını takip eden sayın takipçilerimiz için aşağıda paylaşıyoruz.

Media Manas

aydinAydin Daniyarov: ‘Hayallerim Gerçekleşti’

Gazetemizin ‘’Eski Öğrenci’’ bölümünde bu defa öğrencilik döneminde KTMÜ Öğrenci Konsey Başkanlığı görevini yapmış olan Aydin Daniyarov’a yer verdik.

Okuldan mezun olduktan sonra ben de herkes gibi Kırgız-Rus Slav Üniversitesi’nin Maliye Bölümü’ne başvurdum. Kayıt olduktan sonra Isık Göle tatil yapmaya gittim. Tatilden geldikten sonra ailem Manas Üniversitesi’ni kazandığımı söyleyerek, tekrar düşünmemi istediler. Manas’ta okuyacağım hiç aklıma gelmezdi. Sadece sınava girmiştim. Tanıdığım insanlar bu üniversitenin iyi olduğunu söylemişlerdi ve çok övmüşlerdi. İyice düşündükten sonra Manas Üniversitesi’nde okumaya karar verdim.
Hazırlık sınıfında okurken biraz zorluk çektim. Aslında ben Bişkek şehrindeki 6 Numaralı Rus Okulu’nu bitirdim. Rus Okulu mezunu olduğum için hazırlık sınıfında Kırgızca ve Türkçeyi öğrenmek zor oldu. Bu ilk sorunumdu. Diğeri ise sınıf arkadaşlarıma eski okulumdaki gibi şaka yaptığımda anlamıyorlardı. Fakat sonunda şakalarımı anlamayan sınıf arkadaşlarıma da alıştım. Ders sırasında uyuyakaldığım zamanlar da oldu.
Öğrenciyken Yaptığım Hayırseverlik İşlerime Devam Etmekteyim
Sosyal işlerde çok aktif biriyim. Öğrencilik dönemimin en sevinçli olayı öğrenci konseyi başkanı olmamdır. Öğrencilerle ilgili birçok program düzenledik. Onlarla samimi iletişimde bulunmak beni mutlu ediyordu. Çeşitli hayırseverlik konserleri düzenledik. Kocomkul Spor Salonu’nda ‘’Bahar Şenliği’’ adlı hayırseverlik konseri düzenledik. Bunun yanı sıra Çüy bölgesinin Kara-Balta şehrindeki Panfilov Yatılı Okulu’nda üniversitemiz tarafından Kırgızca sınıfı açıldı ve çeşitli yardımlar yaptık. Şu anda da hayırseverlik çalışmalarına devam ediyorum. 22 Aralık 2012 yılında arkadaşlarımızla beraber bu okula yılbaşı hediyeleri, yiyecek ve içecekler götürerek az da olsa katkıda bulunduk. Öğrenci kardeşlerim, hiç bir şeyden korkmayın, utanmayın ve arzuladığınız amaçlara ulaşmak için çaba gösterin. Günümüzde üniversitemizin öğrencilerine çok değer veriliyor. Çünkü aldıkları eğitim düzeyi yüksek. Öğrenci arkadaşlarıma sadece okumakla kalmayarak, her zaman aktif olmalarını öneriyorum.
Çocukluk Hayalim Gerçekleşti.
Öğrenciyken 2007 yılında çalışmaya başladım. ‘’Koll Centre Klaytner’’ Şirketi’nde iki sene çalıştım. Bu benim resmi çalıştığım ilk yerdi. İlk başta operatör olarak çalışmaya başladım, sonra yükseldim. 2009 yılında tecrübe kazanmak amacıyla Finans Kredi Bankası’nda stajımı yaptım ve orada işe başladım. Banka müdürü: ‘Bir ay içinde çalışmada iyi performans gösterirsen resmi olarak seni işe alacağız’’ dedi. İşe girebilmek için gece gündüz çalıştım. Tabii derslerimden biraz geri kalıyordum. Ama iş yerimde iyi performans gösterdim. İlk maaşım 4000 Somdu. Bu bankada bir buçuk yıl çalıştım. Aynı yıl Uluslararası Demir Bank’tan iş daveti aldım. Elbette bu benim hoşuma gitti. Bankanın genel müdürü Türk olduğu için benim Türkçe bilmem Türk müşterilerle ve yöneticilerle rahat iletişim kurmamı sağladı. Bankada iyi bir çalışma performansı gösterdiğim için 6 ayda işletmeci görevine terfi ettim. Önemli VİP müşterilerle çalıştım. Aynı yıl tecrübe almak amacıyla beni Türkiye’ye staja gönderdiler.
2013 yılının Kasım ayında Kırgız Dıykan Bankası Ticaret Bölümü’nün başkanı olmamı teklif etti. O bankanın yeni açılmasına rağmen teklifini reddetmedim, çünkü kendimi göstermede güzel bir fısattı.
Banka Başkanı Olmak İstiyorum
Bu günlerde arkadaşlarımla beraber Biznes-Konsaltin Şirketi’ni açtık. Çeşitli projeler yapmaya yardım ediyoruz. Ama işlerim yoğun olmasından dolayı o projeye yeterince vakit ayıramıyorum. Bununla birlikte Türk Ülkelerinin Öğrencileri adlı hayırseverler grubunu yönetiyorum. Her sene çocuk evlerine yardımlarda bulunuyoruz. Bu sene ise 28 Aralık 2013 tarihinde Krasnoreçen Çocuk Evi’ne yardım etmeyi planlıyoruz. Bana göre yardım etmek herkesin görevidir.
Gelecekte kendi işimi kurmayı düşünüyorum. Bunun yanında banka genel müdürü olmak istiyorum. Harekete bereket denildigi gibi her zaman çaba gösterip çalışacağım.

Adı ve soyadı: Daniyarov Aydin Munarbekoviç
Doğum yılı: 11 Kasım 1988
Üniversite yılları: 2005-2010 yıllar arası
Bölümü: Maliye

Kaynak : http://media.manas.edu.kg/


Türk Dünyası Gençlik Buluşması ( Kosova/TRT AVAZ )

Türk Dünyası Öğrenci Derneği Projesidir.

Türk Dünyası Öğrenci Derneği projesi olan Geleneksel Türk Dünyası Gençlik Buluşmasının dördüncüsü bu sene Kosova’nın Prizren şehrinde gerçekleştirildi.

Dernek başkanımız basında

 

Dernek Başkanımız Aydin Daniyarov Kırgızistan basınına derneğimizin Kırgızistan’daki yetim çocuklar için her yıl geleneksel olarak düzenlediği yardım kampanyası hakkında bilgi verdi.

1743442_10152188657808955_367265158_n

Devlet Dil Hareketinin Güney Kazakistan Eyaleti Şube Başkanı Sayın Taljan RAYİMBERDİYEV ile Yapılan Röportaj

2

 

–         Bağımsızlığımızı elde edeli 20 yılı geçti. O günden beri Kazak dilinin durumu ne kadar düzeldi?

Bağımsızlık elde edildikten sonra Kazak dilini daha iyi seviyelere çıkarmayı amaçlayan bir çok çalışma yapıldı. Cumhurbaşkanımızın kendisi bu konuyu içeren bir çok çeşitli programlar hazırladı, bir çok kanunu kabul etti. Malesef hala devlet kademesindeki üst düzey yöneticilerimizin çoğu rusça konuşmakta, ana dillerinin yeterli düzeyde bilmemekte ve konuşamamaktadır. Bu kişilerin çocuklarıda Kazak dilini bilmiyorlar. Bunun sebebi evde anne babası Rusça konuşmaktadır. Çocuk yarın ana okuluna gittiğinde diğer Kazak çocuklarla da Rusça konuşmaya devam edecektir. Bunun önüne nasıl geçmek lazım? Bağımsızlığın 20. yılını kutlasak da devlet dilinde konuşmayı ayıp olarak görenler için nasıl bir uygulama yapmamız gerekmektedir? Bana gore milleti Kazak olan bakan, milletvekili, vali gibi makamlarda oturup ana dilini bilmeyenleri görevlerinden uzaklaştırmak gerekmektedir. Yöneticelerin, Cumhurbaşkanımızın ‘‘ Kazak ile Kazak Kazakça konuşsun’’ prensibini yerine getirmeye çalışması lazım. Onların Rusça, İngilizce veya diğer dilleri bilmelerini kimse karşı çıkmamaktadır. Ancak devlet yönetimindeki Kazakların ana dillerini bilmemeleri affedilemez. Cumhurbaşkanımız ‘‘ 20 yılda ayı bile Kazakça konuşmaya başlardı’’ sözünü söylesede, bu görevi yerine getirmesi gerekenler hala bunu başaramamıştır. Bunu güne kadar bu konu için yapılan programların istenildiği gibi başarılı olamamasının sebebi gerekli araştırmanın ve saptamaların yapılmamış olmasındandır. Resmi olarak  Kazakça eğitim veren o kadar okul, o kadar ana okulu var diye Cumhurbaşkanımıza bilgiler veriliyor. Ancak o okullara giderek Kazak dili nasıl okutuluyor, kaç yıldan beri kaç çocuk Kazak dilini öğrendi, diğerleri neden öğrenemedi gibi analizler yapılmamaktadır.

–         O zaman iktidardaki yöneticilerin içinde bu çalışmaların yerine getirilip getirlimediğin denetleyecek, Kazak dili için çabalayan insanlar yokmu?

Hayır, tabiki yöneticilerimiz içinde Kazak dilinin yaygınlaşmasını isteyen insanlar var. Devlet sekreteri  Muhtar Kul Muhammed, Kültür ve Bilgi Bakanı Darhan Mınbay, Astana Valisi İmangali Tasmaganbetov ve diğer destekçiler. Bu konuda en büyük destekçi Cumhurbaşkanımızın kendisi. Eleştiri olamadan hatalar düzeltilemez, Cumhurbaşkanımıza gerçekleri söyleyebilen büyük şair Muhtar Şahanov gibi aydınların azlığıda büyük bir etken. Yardımın en büyüğü gerçekleri söyleyebilmektir.

–         Son yıllarda diğer milletlerden olan vatandaşlarımızında Kazak dilini öğrenmeye yöneldiği anlaşılmaktadır?

Doğru, diğer milletlerden olan vatandaşlarımızın son zamanlarda Kazak dilini öğrenmeye başladı. Çocuklarını Kazak dilinde eğitim veren ana okulu ve okullara vererek en azından biraz Kazakça öğrenmeleri isteyerek, iyi niyet göstermektedirler. Temsilcileride parlementoda Kazak diline saygı göstererek, bu konudaki düşüncelerini söylemektedirler. Diğer milletlerden olan vatandaşlarımıza sağlanan onca imkandan sonra onların Kazakça öğrenmeye çalışmaları doğal bir olgudur. Zor şartlarda onlara kucağını açan Kazak halkına saygı duydukları için öğrendiklerini düşünüyorum.

–         Kazak dilini geliştirme programının hedeflediği gibi, 2020 yılına kadar Kazakça konuşanların oranını %95 seviyelerine çıkarabilecekmiyiz.?

Programa göre 2020 yılına kadar Kazakça konuşanların oranının %95 seviyelerine çıkacağından benim şüphelerim var. Sebebi bu programın bilimsel bir konsepti yok. Milletin kaderini belirleyecek bir program olması nedeyle onun her maddesinin yerine getirilmesini sıkı denetlemek gerekmekteydi. Bu yapılmamaktadır. Örnek olarak bir okuldaki her çocuğun Kazak dilini hangi seviyede  öğrenebildiği araştırılmalı. Kazak dilini nasıl öğreniyor, öğretmeni nasıl, psikologlar nasıl çalışmaktadır? İşte bunlara dikket çekmek gerekmektedir. Çünkü gelecekte bu genç nesil iktidara oturacak. Ben size şöyle söyleyeyim be yedi yaşına kadar Kazakça konuşamayan, Kazak kültüründe terbiye almayan bir çocuğa sonradan bunları kazandırmak oldukça zor. Ana dili insanın küçük yaşlarda damarlarına işlemezse, otuzlu kırklı yaşlarda Kazak dilini öğrenmesi boş bir beklenti olur.

–         Üç dili öğretmeye yönelik dil siyaseti ile ilişkili ne söylemek istiyorsunuz?

Bende üç dili öğretmeye yönelik olan dil siyasetini savunmaktayım. Küreselleşme sürecinde bu gerekli politika. Bağımsızlığımızla aynı yaşta olan Hoca Ahmet Yesevi Uluslararası  Türk – Kazak Üniversiteside 20 yaşını kutladı. Ben kendim bu üniversitenin uluslararası ilişkiler yönündeki rektor yardımcısı ve B. Sattarhanov adlı Namus gençlik toplumsal birliğinin başkanıyım. Üniversitemizde resmi yazışmalar %100 Kazak dilinde gerçekleşmektedir. Üç dili öğretme siyesetine uygun olarak ücretsiz dil öğretim merkezleri açıldı. Bizden başka Kazakistan’ın hiç bir yüksek öğretim kurumunda bu durum yok. Üç dili öğrenme siyaseti tam XXI. Yüzyıl gençlerine  layıktır. Ancak Kazak dilinin her zaman birinci sırada durması lazım.

–         Günümüzde Latin alfabesine geçiş sıkça konuşulur hale gelmiştir. Siz nasıl düşünüyorsunuz, yeni alfabeye geçmemiz doğru olurmu?

Ben Latin alfabesine geçmenin hala erken olduğunu düşünüyorum. Bunun için Kazak dilini ileri seviyelere çıkararak, dilimizin yok olmamasını %100 emin olmamız gerekmektedir. Ana dilinde konuşanların oranını yükseltikten sonra, latin alfabesine geçiş olabilir. Yakın zamanda latin alfabesine geçecek olursak bir çok zorlukla karşılaşacağız. Eğer 2020 yılında gerçekten Kazakça konuşanların oranı %95’e yükselirse işte o zaman latin alfabesine geçmeye hazır oluruz diyebilirim.

–         O zaman nasıl ana dilimizin seviyesini yükseltebiliriz.

İlk olarak hükümet yetkilileri, Cumhurbaşkanımızın çalıştığı ekip gerçek vatansever Kazaklardan oluşsa ne kadar mükemmel olurdu. Aydınlarımızın, özelliklede gazetecilerimizin toplumsal sorunları su yüzüne çıkarıp göstermeleri doğru olur. O zaman Cumhurbaşkanımız, Hükümet yetkilileri toplumsal fikiri dikkate alacaklardır. Bundan olumlu sonuçlar doğacaktır. Kazak dilinin öğretimi ana okularından başlayarak sıkı denetim içinde öğretilirse çocuklar Kazakça konuşacaklardır.

Daha sonra şu sorunada çözüm bulmak gerekmektedir. Ülkemize Rusça veya başka dilleri bilen  oralman ( Ana vatanına tekrar göçen Kazaklar ) gelince sorun yaşamıyor, hemen iş bulabiliyor. Çünkü Rusça biliyor, ancak sadece Kazakça bilen oralmanın önüne bir çoksorun çıkmaktadır. Neden vatanımıza Kazakça bilen Kazak geldiğinde bir çok sorunla karşılaşıyor. Tam tersi olması lazım değilmi? Adalet nereye gitti? Bir çok ülke vatandaşlık talep edenlerden  o ülkenin dilini öğrenmelerini şart koşmaktadır. Bizde bu kanunu kabul etsek ne kadar güzel olurdu. Yirmi yıl süreyle memleketi savaşsız, kansız yöneterek, aydınlık geleceğe ulaştırmak elbette büyük bir başarı. Bugün Cumhurbaşkanımızın işi kolay değil, ona herşeyden once toplumun yardım etmesi gerekmektedir. Hepimiz el ele verirsek Kazak dilinin geleceği aydınlık olacaktır.

–         Görüşlerinizi bildirdiğiniz için çok teşekkürler.

Röportajı gerçekleştiren: Aynur Ongarbay

Ahmet Sağlam : Ramil Seferov Azerbaycan’ın diplomatik başarısının bir göstergesidir.

Derneğimizin Genel Başkanı Ahmet Sağlam’dan, Azerbayacan’ın önemli haber gazetelerinden Gün.Az’ın Ramil Seferov’un Azerbaycan’a iadesi ve Sayın İlham Aliyev Beyefendinin diplomatik başarısı hakkında aldıkları röportajı, web sayfamızı periyodik olarak takip eden okuyucularımız için yayınlıyoruz..

07.09.2012 tarihli haber :

Azerbaycan Türkçesi

Ahmet Sağlam: “Ramil Səfərov türk gəncliyi üçün haqlı davanın simvoluna çevrilib”
Azərbaycanın addımı onun diplomatiyasın nə qədər güclü və uğurlu olduğunu ortaya qoydu. Türk gəncliyi Ramil Səfərovla qürur duyur və onunla fəxr edir.
Bu sözləri Gün.Az-a İstanbuldan “Türk Dünyası Tələbələr Dərnəyi”nin rəhbəri Ahmet Sağlam Ramil Səfərovun Azərbaycana qaytarılması və əfv olunması ilə bağlı türk gəncliyinin fikirlərini şərh edərkən bildirib.

“Üstəlik, bu Azərbaycan diplomatiyasının güclü olması ilə yanaşı, dünyada fəaliyyət göstərən azərbaycan diasporunun aktiv fəaliyyət göstərdiyini təsdiqlədi. Hörmətli Azərbaycan prezidenti İlham Əliyev onu əfv etməklə yanaşı, dünyaya bununla öz qərarını özü verməsi qədər böyük dövlət xadimi olduğu mejasını verdi.

Həmçinin, bu faktor Azərbaycan prezidentinin beynəlxalq arenada söz sahibi olduğunu açıq aşkar göstərdi. Hələ də Ermənistan və erməni diasporuna böyük zərbədən ayıa bilmir.

Onu da qeyd edim ki, bu gün Ramil Səfərov türk gəncliyi üçün haqlı davanın və bayrağa olan sevgi, hörmətin simvoluna çevrilib”, – deyə Ahmet Sağlam qeyd edib.

Gazeteci : Elnur Eltürk

Kaynak :
Gün.Az
URL: http://www.gun.az/social/49606

TRT Avaz Ekranlarındayız

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 Programı Buradan İzleyebilirsiniz

 

 

TRT Avaz Ekranlarındayız

 

Türk Dünyası Öğrenci Derneği Genel Başkanı Ahmet Sağlam Avrasya’nın ortak sesi TRT Avaz ekranlarında dernek faaliyetlerimiz hakkında bilgi verdi. TRT Avaz’ın kaliteli yapımlarından Yeni Gün programında Türk Dünyası Öğrenci Derneği çalışmaları hakkında Kültür ve Turizm Bakanlığı Türk Dünyası Müzik Topluluğu Sanat Yönetmeni İrfan Gürdal ve Ankara Büyük Şehir Belediyesi Dış ilişkiler Daire Başkanı Ramazan Kabasakal’la güzel bir söyleşi yapıldı.

Ahmet Sağlam: “Xocalı faciəsinin soyqırım kimi tanınmasında türk gəncliyinin üzərinə böyük məsuliyyət düşür”

 

 

 

 

 

Derneğimiz Genel Koordinatörü Ahmet Sağlam’ın Azerbaycan İnternet gazetelerinden Gün.Az ve News.Az’a Hocaalı soykırımı hakkında verdiği röportajı derneğimiz web sayfasını periyodik olarak takip edenleri için yayınlıyoruz………

Xocalı faciəsi türk dünyasının ortaq faciəsidir.

Bu sözləri Gün.Az-a İstanbuldan “Türk Dünyası Tələbələr Dərnəyi”nin başqanıAhmet Sağlam bildirib.

“Ermənilər 20 il bundan öncə bu faciəni törətməklə bir daha türk millətinə olan patoloji nifrətlərini ortaya qoydular. XX əsrin ən böyük faciəsi olan və insanlıq tarixinə utanc gətirəcək Xocalı faciəsinin dünya miqyasında tanınmasında türk gəncliyinin üzərinə böyük məsuliyyət düşür. Türk gəncliyi yaşadığı məkandan və çoğrafiyadan asılı olmayaraq, Xocalı faciəsini yaddan çıxarmamalı və ermənilərin bu əməllərini ifşa etmələri istiqamətində vahid təbliğat aparmalıdırlar. Çünki yaxın tariximizdə baş verən bu soyqırım cinayəti ermənilərin iç üzünü ortaya qoyacaq əsaslı tarixi gerçəklikdir”, – deyə, Ahmet Sağlam bildirib.

Elnur Eltürk

Gün.Az

URL: http://www.gun.az/karabakh/29197

Turkish students ‘should campaign for’ Khojaly recognition

Mon 13 February 2012

The Khojaly genocide is a shared tragedy of the Turkic world, the head of the World Turkish Students Group, Ahmet Saglam, has said.

“The Armenians once again showed their pathological hatred by committing this tragedy 20 years ago. Turkish youth bears great responsibility in achieving the recognition of the Khojaly tragedy worldwide.

“Wherever they live, Turkish youth should not forget this tragedy and should launch a united campaign to expose this act by the Armenians,” Saglam said, according to Gun.Az.

During the night of 25-26 February 1992, 613 Azerbaijani civilians were killed in an attack by Armenian forces, backed by an ex-Soviet regiment, on the town of Khojaly in Nagorno-Karabakh. Most of the victims perished as they fled the town.

News.Az

http://www.news.az/articles/politics/54497

Kırgız Ruhu gazetesi dernek başkanımızla röpörtaj yaptı.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Kırgızistan’ın tirajı yüksek gazetelerinden birisi olan Kırgız Ruhu gazetesi, Türk Dünyası Öğrenci Derneği Başkanımız Ahmet Sağlam’la derneğimizin faaliyetleri ve programları hakkında röportaj yaptı.Dernek başkanımız Sağlam derneğimizin kuruluşundan bu güne kadar olan süre içerisinde gerçekleştirmiş olduğu faaliyetler ve derneğimizin amaçları hakkında Kırgız halkına bilgi sundu.Derneğimizin kısa bir zaman içinde nasıl Türk Dünyası gençlerinin ilgi odağı haline geldiğini dile getirdi.

Sağlam söz konusu röportajda derneğimizin en büyük amaçları arasında; dünya öğrenci meclisi kurmak, olduğunu ve bu oluşumun temellerinin Türk Dünyası Gençliği tarafından atılacağının altını çizdi. Sağlam; derneğimizin Kısa zamanda Türk Dünyası Gençleri arasında popilerite olma sebebinin ise; derneğimizin faaliyetlerinin gerçekçi olmasına ve öğrenci arkadaşlarımızın düşlerini gerçekleştirmesine aynı zamanda milli, kültürel değerlerimizi yaşatmaktaki başarısına bağladı. Kırgız Ruhu gazetesini 02.05.2011 tarihinde alıp söz konusu röportajı okuya bilirsiniz.

Aynı zamanda dernek başkanımız Ahmet Sağlam ve başkan yardımcımız Ali Toraman Kırgızistan’ın Bişkek şehrinde Çüy bölgesinde yayın yapan Kırgız Star adlı yerel televizyon kanalının daveti üzerine kanala bir ziyaret gerçekleştirdi. Söz konusu kanal kendi imkânları çerçevesinde Türk Dünyasına yönelik programlar ve çalışmalar yapmaktadır. Kanal sahibi aynı zamanda “Birlikte” derneği başkanı Adilet Cusupaliyev tarafından dernek başkanımız Ahmet Sağlam’a kanal gezdirilmiş ve kanal hakkında bilgi verilmiştir. Dernek başkanımız Ahmet Sağlam, Türk Dünyasının birlikteliğinde iletişim sektörüne büyük iş düştüğünü belirterek kültürel alış verişi canlandıran tek organın iletişim olduğunu sözlerine ekleyerek, Kırgız Star adlı yerel kanalı Türk Cumhuriyetlerinde bir yerel kanallarla kardeş kanal olarak anlaşmaları için aracılık yapacağını sözlerine ekledi.

Trt Avaz , Kırgızistan ve Azerbaycan Ulusal Televizyonu’n Dayız

 

 

 

Türkiye Cumhuriyeti ulusal televizyonu TRT Avaz, Kırgızistan Cumhuriyeti Ulusal Televizyonu KTR ve Azerbaycan Cumhuriyeti ulusal kanalları arasında ortaklaşa yapılan, TRT Avaz da Yeni Gün adıyla her Çarşamba 07.30 da yayınlanan programın içerisinde yer alan Tele Köprü programı , Kırgızistan Cumhuriyeti ulusal televizyonunda da yerel saat ile 11.30’da canlı yayın olarak Dostluk Köprüsü adıyla yayınlanmaktadır. Söz konusu programa 02 Mart 2011 tarihinde Kırgızistan’dan konuk olarak Kırgızistan Cumhuriyeti Gençlik Bakanı Sayın Aliyasbek Tolbaşiyeviç ve Türk Dünyası Öğrenci Derneği Başkanı Ahmet Sağlam’ın katılması, Türkiye Cumhuriyeti’nden ise Hacettepe Üniversitesi iktisat ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı Sayın Prof. Dr. Ahmet Burçin Yereli’nin Azerbaycan Cumhuriyeti’nden Vusala Huseynova katılımıyla ‘Türk Dünyası Gençlerinin Birlikteliğine Yönelik Çözüm Önerileri’ adlı bir saatlik canlı yayın gerçekleştirlecektir.

Yayın Tarihi

02 Marat 2011

Canlı Yayın Saatleri

Kırgızistan sabah saat 11.30 : Kırgızistan ulusal Televizyonu

Türkiye sabah saat 7.30 : TRT AVAZ

Azerbaycan sabah saat 9.00 :Azerbaycan Ulusal Televizyonu

Ahmet Sağlam ve Kırgızistan Gençlik Teşkilatı Bakan Yardımcısı Nuraliyev Marat Abdikerimoviç Akşam Yemeğinde Bir Araya Geldiler.

Türk Dünyası Öğrenci Derneği Başkanı Ahmet Sağlam ve Başkan Yardımcısı Ali Toraman, Kırgızistan Gençlik Teşkilatı Bakan Yardımcısı Nuraliyev Marat Abdıkerimoviç ile akşam yemeğinde bir araya geldiler.

Söz konusu yemekte Türk Dünyası Öğrenci Derneği Başkanı Ahmet Sağlam, Sayın Bakan Yardımcısı Marat Bey’le Türk Dünyası Kardeşlik Anıtı hakkında karşılıklı görüş alışverişinde bulundu.
Sayın Bakan Yardımcısı söz konusu anıt için Türk Dünyası Öğrenci Derneği’ne ellerinden geldiği kadar yardımcı olacaklarını söz konusu anıtın ilkinin Kırgızistan’da olmasından dolayı mutluluk duyacaklarını ve dernek başkanımızla bundan sonraki projelerde birlikte çalışmak istediklerini, dili, kültürü bir olan Türk Dünyası Gençliğinin ortak hareket etmesi gerektiğini, Kırgız Gençliğinin de bu bilinçle Türk Dünyasına ellerinden gelen katkıyı yapmaya hazır olduklarını, Rahmetli Cengiz Aytmatov’un torunları olan bu gençliğin Türk Dünyası Birlikteliğinin bilincinde olduklarını kaydetti..
Dernek Başkanımız Ahmet Sağlam da değerli Bakan Yardımcısı Sayın Marat Abdıkerimoviç’e teşekkürlerini bildirdi. Başkanımız yaşamının beş yılını Kırgızistan’da Ata-Yurt’ta geçirmekten duyduğu mutluluğu sözlerine eklerken Türk Gençliğinin birlik ve beraberliği için atılan bu adımların ilerleyen yıllarda gerek kültürel, gerek ekonomik olmak üzere çığ gibi büyüyerek devam edeceğini, Atalarımızın mirasının her geçen yılda zenginleştirilerek bir sonraki kuşağa teslim edildiğini, Türkiye Cumhuriyeti Gençliğinin de bu bilinçle her türlü sorumluluğa hazır olduklarını sözlerine eklerken, Türk Dünyası Öğrenci Derneği olarak amaçlarının Türk’ün Türk’ten başka dostu yoktur edebiyatı yapmak olmadığını, her ne kadar da bunu Çanakkale, Ata-Beyit, Hocalı destekliyorsa da sadece neden bir olalım, neden diri olalım dediklerini gerekçelendirmek istediklerini, artık tüm Türk Dünyası Gençliğinin ekonomik, kültürel birlikteliğe hazır olduğunu kaydetti.